insanın bir başkasına değil de kendine ihanetidir en kötüsü.
ve
en anlaşılamayanı kendi kendine yaptığı kötülüktür
28.11.2010
'önceden kaybetmiş olmakla
yeniden kaybetmiş olmak
arasında
tekrar'
bir türlü dürüst olamadım kendime.
bir türlü açıklayamadım içimdekileri. ya kelimeler, ya tonlamalarım yalnıştı. ya da konuşurkenki ürkekliğim ve sinirim. kendi hakikatimin başında beklerken bağsız bağımlılıklar, boşlukta sudan düğümler, küçük çaplı cehennemler yarattım. ne gerek var? kendi ağzımın içinde, dilsizliklere ne gerek var?
...
uzun bir gündü. haftasonu ne değerliymiş meğer. güneşli havada salınarak yürümek ayrı bir güzelmiş günün adını bilince. sahilde güzel bir kahvaltı, bir dostla güzel bir kahve, bilinmezleri bilmeye çabalamadan geçen zaman...güzelmiş.
yeniden kaybetmiş olmak
arasında
tekrar'
bir türlü dürüst olamadım kendime.
bir türlü açıklayamadım içimdekileri. ya kelimeler, ya tonlamalarım yalnıştı. ya da konuşurkenki ürkekliğim ve sinirim. kendi hakikatimin başında beklerken bağsız bağımlılıklar, boşlukta sudan düğümler, küçük çaplı cehennemler yarattım. ne gerek var? kendi ağzımın içinde, dilsizliklere ne gerek var?
...
uzun bir gündü. haftasonu ne değerliymiş meğer. güneşli havada salınarak yürümek ayrı bir güzelmiş günün adını bilince. sahilde güzel bir kahvaltı, bir dostla güzel bir kahve, bilinmezleri bilmeye çabalamadan geçen zaman...güzelmiş.
27.11.2010
içime işleyen bir kitap okumayalı uzun zaman oldu. yeni bir ezgi aramayalı da. beynim durmuş da, kalbimi attırmaya çalışmaktan fark edememişim. meraklandım şimdi. ne idi zamanı ilerleten benim için? nerede ağzım dilim? şaşmaz bir şekilde kazıp kazıp, hemen ardından içine düştüğüm çukurları görüyorum da ne oluyor? nasıl sürekli aynı sinir bozucu tavırları takınabiliyorum? bu sonradan kazanılmış çaresizliğim, ısrarcılığım, yapışkanlığım nereden bulaştı ellerime? sorular da sıkıcılaştı git gide. içkimi içip, kitap okumaya gidiyorum.
27.11.2010
geceyle sabahın kesişiminde
sarhoş ve mahsunum sandalyenin kıyısında. hafifletici nedenler arıyorum işlediğim suçlara. ve vazgeçmemek uğruna akla karayı seçiyorum renkliler arasından. uykulara dalıyorum her uyanışımda. yalnızlığın çeşitliliğini tadıyorum. hepsi ayrı bir yavanlıkta.
çaresiz uyuyup nasıl da umutla uyanıyorum sabahlara? içim nasıl da yeter de artarcasına bir sevgi ile doluyor? kime nefretim? kime sevgim? kime göz yaşım? kaç para eder aşkım?
bipolar mıyım?
sarhoş ve mahsunum sandalyenin kıyısında. hafifletici nedenler arıyorum işlediğim suçlara. ve vazgeçmemek uğruna akla karayı seçiyorum renkliler arasından. uykulara dalıyorum her uyanışımda. yalnızlığın çeşitliliğini tadıyorum. hepsi ayrı bir yavanlıkta.
çaresiz uyuyup nasıl da umutla uyanıyorum sabahlara? içim nasıl da yeter de artarcasına bir sevgi ile doluyor? kime nefretim? kime sevgim? kime göz yaşım? kaç para eder aşkım?
bipolar mıyım?
14.11.2010
"Kendimde gördüğüm erdemleri ve zayıflıkları zar zor itiraf edebiliyorum. Ayaklarım yere sağlam basar basmaz, her an sendeleyip düşebilirim. Gözlerim iyi görmez. Açken başka bir adamım sanki, yemek yedikten sonra başka: Keyfim yerindeyse, hava da aydınlık güneşliyse, iyi biriyimdir:nasırım ayak parmağımı acıtıyorsa, asık suratlı, aksi, yanına yaklaşılmaz bir adam olurum. Aynı atın üzerinde bir rahatımdır, bir değilimdir. Aynı yolu bir uzun bulurum, bir kısa. Aynı biçim bir hoşuma gider bir hoşuma gitmez. Bir gün elimden her iş gelir, başka bir gğn hiçbir şeyi beceremem. Bugün sevindiğim şeye yarın üzülebilirim. Sürekli değişen, ele avuca sığmayan bir sürü duyguyla dolu içim. Bir an melankolikken, bir an öfkeli bir hal alırım; ağlamaklı bir haldeyken bir anda doludizgin bir neşe kaplar içimi. Kitapları karıştırırken bakarım, dün içinde bin bir güzellik bulduğum, okudukça etkilendiğim bölümler bugün bir şey ifade etmez olmuş: Evirip çeviririm, başa dönerim, nafile: Sayfalar anlamını yitirmiş, yabancılaşmıştır artık. "
02.11.2010
hikayeye bir türlü başlayamıyorum. ilk cümleden pes.belki de anlatmak istediğim bir şey yok, yalnızca anlatasım var, ha?
dönüp dolaşıp aynı yerde sonlanıyorum sanırdım, dönüp dolaşmıyormuşum. aynı yerde duruyormuşum.
I have been here before.
herşey çok güzel olacak. "hikayeler anlatan hikayeleriz biz.hiç"
Subscribe to:
Posts (Atom)